Search this site
Boş arama ile 105 sonuç bulundu
- Eğitimde hafıza teknikleri
Çalışmak, uçup giden bir alışkanlıktır. Bırakması kolay, yeniden başlaması zordur. Ders çalışmak çoğu öğrenci için bir işkencedir. Bunun nedeni yanlış çalışmak ve hafıza tekniklerini kullanmamaktır. Hafıza tekniklerini kullanmak, çalışma süresini kısaltacak ve bilgileri akılda tutmanızı kolaylaştıracaktır. Peki bu hafıza teknikleri nelerdir? Konunun sonuna bakarak ana düşünceyi yakalamaya çalışma Şemalaştırma Hikayeleştirme Akrostiş yöntemini kullanma Bölerek akılda tutma Gruplandırma, ilişkilendirme Hayal etme Akılda tutma Zincirleme Köşeleme ( köşelere yerleştirme)
- Disiplinli ve programlı çalışmanın önemi ve başarıya katkısı.
Çok çalışmasına rağmen neden başarılı olunamıyor? Bazı öğrenciler çok çalışmalarına rağmen başarılı olamamaktan yakınıyor. Uzmanlar ise önemli olanın çok çalışmak değil programlı ve verimli çalışmak olduğunu söylüyor. Başarıya ulaşmak isteniliyorsa belirli bir plan ve program dâhilinde çalışmak gereklidir. Hazırlanan programın ilgi, yetenek ve ihtiyaçlar doğrultusunda olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca etkili ve verimli bir çalışma programında dinlenmeye, eğlenmeye ve kişinin kendisine de zaman ayırmasına yer verilmelidir. Peki, plan ve program bize ne katar? Hedeflerine daha kolay ulaşır. Zamanı çok iyi yönetir. Bilgiyi kalıcı hale getirir. Düzenli çalışma ile sınavlara karşı hazırlıklı olur. Yaşadığı stresi minimum seviyeye indirir. Belirli bir plan dâhilinde hareket etmek başlarda sıkıcı ve yorucu olacaktır. Ancak zamanla bu durum alışkanlık haline gelmeye başlayacaktır. Uygulanılan programın başarılı bir şekilde ilerlemesi sonucunda kişinin kendisine olan güveni, motivasyonu ve inancı artar. Ayrıca kişi bu çalışma modelini devam ettirirse eğitim hayatında ve sosyal hayatta da planlı, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bir birey olacaktır. Unutulmamalıdır ki hiçbir başarı tesadüf değildir. Çaba, istek, kararlılık ve düzenli çalışma gerektirir.
- Hızlı okuma eğitiminin diğer kişisel kazanımları.
Hızlı okuma kursu sadece hızlı okumaya yarayan bir kurs değildir. Bu kursun ilk ve en belirgin hedefi öğrencinin anlayarak hızlı okumasıdır. Ne kadar hızlı okunursa okunsun anlaşılmayan bir metin insan hayatından çalınmış dakikalardır. Hızlı okuma kursu odaklanma becerisi kazandırır. Dikkat probleminin önüne geçer. Hayal gücünü geliştirir, sınavlarda ekstra 30-40 dakika zaman kazandırır. Fotoğrafik hafıza tekniğinin yanında okuma, anlama yüzdesini arttırır. Okumadaki en büyük problemlerden biri benzer kelimelerin aynı kelimeler zannedilmesidir. Uzman Akademi verdiği hızlı okuma kursu ve yaptırdığı uygulamalarla öğrencinin kelime haznesini geliştirirken benzer kelimeler arasındaki farklara da dikkat çekiyor. Öğrencinin bu farkları görmesini sağlıyor. Geçmişten bugüne kadar okuma alışkanlığı kazanırken hep duyduğumuz yanlış bir tavsiye vardır: ‘’Yavaş yavaş oku, anlayarak oku!’’ Aslında bu ikaz başlı başına neden okuma alışkanlığı kazanamadığımızın cevabıdır. Yavaş yavaş okuyan ağır ve sıçramalı okuduğu için dikkati dağılır, sıkılır ve odaklanamaz. Hızlı okuma kursu bu tabuyu da yıkıyor. Uzman Akademi süre ile yaptırdığı uygulamalarla bir okuma yanlışının daha önüne geçiyor. Okuduğu metni anlayan, olay akışını takip edebilen öğrenci okumaktan zevk alır ve okumayı sever hale gelir. Hızlı okuma kursu yaptırdığı göz egzersizleri, kelime egzersizleri, metin egzersizleri ve beyin egzersizleri ile sizin dikkat probleminizi aşmanızı, sınavlara giriyorsanız ekstra 30-40 dakika zaman kazanmanızı, okuduğunuzu anlama yüzdenizi arttırmanızı ve okuma alışkanlığı kazanmanızı sağlıyor.
- Test çözerken dikkat edilmesi gerekenler.
Test çözerken belkide en önemli şey kendi mantığınızı değilde sorunun mantığını bulmaya çalışmaktır. Bunun için de: -Önce soru çok dikkatli okunmalı, tam olarak anlaşıldıktan sonra cevapla ilgili fikir yürütmelisiniz. Soru kökü anlaşılmadığı sürece cevabı düşünmek hızınızı düşürecektir. Zamana karşı yarışıp tam olarak anlamadığınız bir soruda cevaplar üzerinde fikir yürütmek hüsranla sonuçlanabilir. -En fazla, tamamen, mutlaka, sadece, her zaman, en az, en önemli, her zaman, asla, yalnızca, değildir, ulaşılmaz, ilk, gibi vurgulanan kelimelere çok dikkat ediniz. -Diğer en çok dikkat etmeniz gereken hususlardan biri de, sorudaki altı çizili ifadelerdir. Bunları tüm cümle içindeki diğer kelimelerden daha dikkatli okuyup ifadesini anlamalı ve hataya sebebiyet vermemelisiniz. -Uzun sorular yapı itabarıyla kısa sorulara göre içlerindeki anlatılmak istenen asıl ifade hakkında daha kolay sinyal verirler. O yüzden uzun soruları okurken dikkattinizi çeken cümlelerin altını çizerseniz anlam ve zaman bakımından avantaj elde edebilirsiniz. -Cevap şıkları birbirine çok benziyorsa ve bir türlü emin olamıyorsanız şıkları tek tek eleme yöntemine gidebilirsiniz. -Cevap kodlamalarını sorunun cevabını bulduğunuz ve emin olduğunuz anda kodlayınız. Kodlama esnasında çok ufakta olsa zihnimiz dinlenir ve yeni sorular için hazır olur. Ayrıca toplu kodlama esnasındaki hızlı karalamalarda soru kaydırma ve yanlış işaretlemenin önüne geçmiş olursunuz. -Kafanızı kurcalayan ve sizi strese sokmuş sorular olduğunda onları işaretleyerek es geçmeli emin olduğumuz soruları çözdükten sonra motive olmuş şekilde geri dönüp bu soruları yapmalıyız. -Sınavda strese kapıldıysak ve bunu bir türlü engelleyemiyorsak, kısa süreliğine gözlerinizi kapatıp bu gün için nasıl hazırlandığınızı ve en önemliside gerçekten hazır olduğunuzu ve hiç bir şeyin bu gerçeği değiştirmeyeceğini düşünerek zihninizi temizleyin. Başarılar...
- Neden Uzman Akademi?
Sandığı açılmamış hazineler olarak ifade edebileceğimiz yüzlerce kitap okunmak için sizleri beklerken, geleceğinizi belirleyen sınavlara hazırlanma sürecinde de zamanın verimli kullanılması, düşünce bütünlüğünün sağlanması hızlı okuma ve anlamanın gerekliliğini ortaya koyuyor. Uzman Akademi olarak kurulduğumuz günden bu güne eğitimin nitelikli bir şekilde gerçekleşmesi için profesyonel eğitmen kadromuzla öğrenci odaklı bir eğitim modelini benimsiyoruz. Öğrencilerdeki bireysel farklılıklar, hazırbulunuşluk düzeyleri dikkate alınarak yapılan ücretsiz okuma ölçümleriyle seviye belirlemesi ile başlayan hızlı okuma ve anlama süreci yüz güldürücü sonuçlarıyla öğrencilerimizde ciddi kazanımlara yol açıyor. Her öğrencinin mevcut potansiyelinin ortaya çıkarılmasında ciddi bir motivasyon katkısı sunan eğitmenlerimiz ile öğrenci kendini keşfediyor ve özgüven kazanmış oluyor.
- Hızlı okuma becerisi edinmenin yolları
Bir metni veya bir kitabı okurken odaklandığımız bölgeye ‘’aktif görme alanı’’ denir. Bizler tek bir noktaya odaklanıp tek seferde ne kadar çok kelimeyi görüp okuyabiliyorsak gözümüzün görüş açısının yani aktif görme alanımızın o kadar geniş olduğunu söyleyebiliriz. Böylece tek seferde birkaç kelimeyi görüp okuduğumuzda satırları daha hızlı okumaya başlarız. Gözlerimizi okuduğumuz metindeki her bir kelimenin üzerinde hızlıca gezdirerek tarama yöntemiyle metni okuduğumuzda metni daha iyi anlamış olacağız, fakat bunun için öncelikle göz kaslarımızı aktif bir şekilde çalıştıracak göz egzersizlerine ihtiyacımız vardır. Göz egzersizleri, gözlerimizi okuduğumuz metindeki kelimeler üzerinde daha hızlı sıçratmamıza yardımcı olur. Okurken yaptığımız en büyük hatalardan biri anlamadığımız kısımları geriye dönüp tekrar tekrar okumaktır. Bu hata okuma hızımızı oldukça yavaşlatır. Bu sebeple okurken geriye dönme şansımızın olmadığını düşünerek metindeki her kelimeyi tek seferde okuyup anlamaya çalışmalıyız. Okurken yaptığımız diğer bir hata ise iç seslendirmedir. Kitapta veya metinde bir sonraki satıra geçmeden okuduğumuz her satırı içimizden tekrar edersek bu da bir süre sonra dikkatimizin dağılmasına sebep olur ve okumamızı yavaşlatır. Beyin egzersizleriyle beynimizin sol ve sağ tarafını aynı anda ve aktif bir şekilde çalıştırarak hızlı düşünme ve hızlı karar verme yeteneğimizi geliştirmek de hızlı okuma ve anlamaya katkı sağlar. Tek bir alana belli bir süre boyunca odaklanarak orada yer alan varlıkları aklımızda tutmaya çalışarak görsel algılama kapasitemizi arttırmak da hızlı okumaya yardımcı olur. Kitap okuyarak ne kadar çok kelime görüp aşina olursak kelime hazinemiz genişler ve böylece kitap okurken bazı boşlukları beynimiz kolayca tamamlar. Aynı zamanda kitap okurken gözlerimiz satırları soldan sağa doğru taradığı için göz kasları aktif bir şekilde çalışmış olur, bu da hızlı okuma ve anlamaya çok büyük katkı sağlar.
- Çocuklarımıza kitap seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Her çocuk keşfedilmeyi bekleyen yeni bir dünyadır. Her birinin ilgi, istek ve yetenekleri de farklılık gösterir. Bu sebeple çocuğumuza uygun kitabı seçebilmek için öncelikle çocuğumuzun keşfetmeyi sevdiği konuları öğrenmemiz gerekir. Aslında kitap okumayı sevmeyen çocuk yoktur, kendine uygun kitapları seçemeyen çocuk vardır. Bu açıdan dikkat etmemiz gereken en önemli nokta çocukları iyi gözlemleyebilmek ve kendi tarzını bulabilmesi için çocuklara farklı kitapları incelemeleri adına fırsat tanımaktır. Ayrıca kitabın sayfa sayısı, görselleri, yazı boyutu (puntosu) ve yazarın anlatım tarzı da çocuğa uygun olmalıdır. Nitelikli çocuk kitapları çocuğun hayal dünyasını geliştirmeli, dil gelişimine katkıda bulunmalı, çocukta merak uyandırmalı ve en karmaşık konuları dahi çocuğun gözünden görüp ona uygun bir dille anlatabilmelidir. İçerdiği sanatsal uyaranlarla birlikte çocukta estetik zevk ve okuma isteği uyandırmalıdır. Aynı zamanda her çocuk kitabı öğretici olmasının yanı sıra açık bir kapı bırakarak çocuğa da söz hakkı tanımalıdır. Bu nitelikleri taşıyan çocuk kitapları, çocuğu gerçek hayat deneyimlerine hazırlayarak kendi kişiliğini inşa etmesinde ona yol gösterici olacaktır.
- Paragraf sorularını çözerken dikkat edilmesi gerekenler
Soruyu okuyarak başlamadan önce soru köküne bakıp bizden ne istendiğini anlamaya çalışalım. Soru kökünü okuduktan sonra hızlıca şıklara göz atalım. (Şıklar paragrafın konusu ile ilgili bir fikir oluşturmamızı sağlar.) Soru kökünde bahsedilen olumsuz veya altı çizili ifadelere dikkat edelim. Paragrafı okurken en ufak detayları bile atlamadan okumaya özen gösterelim. Unutmayın ki şıklar arasına konulan çeldiriciler genelde detaylarla ilgili olur ve onları gözden kaçırdığımızda paragrafı tekrar tekrar okumak zorunda kalırız. Bu da bize zaman kaybettirir. Sorunun doğru cevabından tam emin değilsek mutlaka tüm şıkları okuyup bizden istenenle ilgili olmayan şıkları eleyerek doğru cevaba ulaşalım. Soruları kendi fikirlerimize göre, yorum katarak değil metinde anlatılanlara göre bizden istenen şekilde yorumlayarak cevaplayalım. Soruların uzunluğu gözümüzü korkutmasın. Aksine metin ne kadar uzunsa anlatılan olaylar o kadar fazladır ve olayları aklımızda tutmak daha kolaydır. Paragrafta anlatılanlarla ilgili geçen anahtar kelimelere dikkat ederek yuvarlak içine alalım veya altını çizelim. Çünkü bu anahtar kelimeler metnin içeriği ve ana fikri ile ilgili önemli ipuçlarıdır. Ayrıca metni ana hatlarıyla kavramamıza yardımcı olur. Metnin son kısmı yazarın anlattıklarını belli bir noktaya bağladığı ve olayları açıklığa kavuşturduğu kısımdır. Asıl anlatmak istediğini metnin sonunda toparlayıp yazar. Bu sebeple ana fikri genelde son cümlede arayın. Paragraf netlerini yükseltmek ve hız kazanmak için her gün düzenli olarak soru çözmek de çok büyük fayda sağlayacaktır. Çünkü bol bol soru çözmek soru tipleri açısından aşinalık kazandırır. Farklı alanlardan yeni terimler öğrenmek, sözlük karıştırmak, farklı okuma metinlerini okumak vb. alışkanlıklar paragraf sorularını çok daha kolay bir şekilde çözmenize yardımcı olur. Bunun için en iyi yollardan biri de kitap okumaktır.
- Neden hızlı okuma?
Okumayı öğrendiğimiz andan itibaren “tane tane oku, acele etmeden, anlayarak yavaş yavaş oku!” uyarılarıyla mutlaka karşılaşmışsınızdır. Peki bu söylemlerin konsantrasyonu bozduğunu ve bu sebeple de aktif okuyucu olmaktan uzaklaştırdığını biliyor muydunuz? Dünya eğitim sistemine 1950’li yıllarda dahil olan hızlı okuma ve anlama eğitimleri 2000’liyıllar itibarıyla ülkemizde de ciddi bir ivme kazanmıştır. Sadece sınavlara daha iyi ve kaliteli hazırlanmak için değil daha fazla kitap okumak, kelime dağarcığını geliştirmek, bilgi ve donanımları artırmak gibi birden çok hedef doğrultusunda kendisini geliştirmek isteyen her yaş grubundan bireyin başvurduğu eğitimler ile yeni bir okuma disiplini edinebilirsiniz. Mevcut, yavaş olan okuma hızınız beynin algılama kapasitesinin çok altında kaldığı için beyin araya farklı parazitler katar, kendinizi aynı sayfaları tekrar tekrar okurken bulabilirsiniz. Odaklanmayı olumsuz etkileyen bu yanlış okuma alışkanlığı doğru bir eğitimle desteklenirse şuan ki okuma hızınızın üzerinde, okuduğunuzdan çok daha fazla verim ve keyif alan bir okuyucu olabilirsiniz.Hızlı Okuma çalışmalarının sağlıklı sonuç verebilmesi için öncelikle, okul sıralarında edindiğimiz bir takım hatalı alışkanlıkları yenileriyle değiştirmemiz gerekir. “Okuma frenleri” denilen bu alışkanlıklar; -Heceleyerek okuma: Göz, okuma sırasında sıçramalarla ilerler. Bu sıçramalar her hece veyakelimenin üzerinde duracak şekilde kısıtlanır ise okuma hızımız otomatik olarak yavaşlar. Oysa ki göz çevikliğini artırma uygulamaları ile bu sorunun önüne geçmek mümkündür. -Seslendirerek okuma: Okumayı yüksek ses veya iç seslendirme şeklinde yapmak da bir diğer okuma freni olarak karşımıza çıkar ve bizi yavaşlatır. Bu durumda dudak, dil ve gırtlak kaslarımız hareketlerini tamamlamadan bir sonraki göz sıçraması gerçekleşemez. -Geri Dönüşler : Dikkatimizin dağıldığı noktalarda daha önceki satırlara dönüşler yaptığımızda ya da aynı noktada gereğinden fazla oyalandığımızda okuma hızımızda önemli derecede düşüşler yaşanır. -Amaçsız Yapılan Okumalar: İlgi duymadığımız, sadece bazı zorunluluklara uyma nedeniyle yaptığımız okumalar esnasında aslında kafamızda çok farklı düşünceler dolaşmakta olduğu için hızımız yavaşlar. Okuduğumdan bir şey anlamadım diyorsanız bu okuma freninetakılıyor olabilme ihtimaliniz yüksek. -Hızlı Okursam Anlayamam Algısı: Oldukça yaygın olan bu algının yanlış olduğu bilimsel çalışmalar ile ortaya koyulmuştur. Yapılan araştırmalar hızlı okumanın kavrama ve anlama fonksiyonlarını geliştirdiğine, odaklanmayı ve bu doğrultuda okuma kalitesini arttığına dikkat çekmektedir. Ya anlayamazsam kaygısıyla yavaş okumak yanlış bir tercihtir ve bu kaygıdan kurtulup doğru okuma alışkanlığı kazanmak bu okuma frenini devre dışıbırakmanızı sağlar.. -Göz Kaslarının Tembelliği: Tüm diğer kaslar gibi, göz kaslarımızın da idman yapması gerekiyor. Sağlıklı koşabilmek için nasıl bacak kaslarımızı güçlendirmemiz zorunluysa, göz kaslarımızı da güçlendirmemiz gerekir. Okuma sırasındaki sıçramaların daha çevik olması okuma performansını olumlu yönde etkiler. Hızlı Okuma ve Anlama eğitimlerinde bu egzersizlerin önemi büyüktür. Uzman bir eğitmen eşliğinde kas yapısına zarar vermeden çalışmak bizi istenilen sonuca ulaştıracaktır. - Kelime Dağarcığın Zayıf Olması: Bilinen sözcük sayısının kısıtlı olması, bilgi ve genel kültür eksikliği hem anlamayı, hem de okuma hızını aşağı çeker. -Görme Kalitesindeki Kusurlar: Yorgunluk, göz rahatsızlığı, yetersiz veya fazla ışık, uygun olmayan ortam gibi olumsuz etkenler de okuma hızının düşmesine yol açan fiziki etkenlerdir.
- Okumak veya İzlemek. Peki aralarındaki farklar nelerdir?
Aynı konunun okunması ile izlenmesi arasında belirgin farklar vardır. Bunların başında hayal gücü gelir. İzlemek bizi hazıra alıştırırken okumak harekete geçirir, aktif kılar. Film izlemek başkalarının hayal dünyasına dahil olmaktır. Birileri bizim için hayal etmiş, beyaz perdeye aktarmıştır. Bu durumda bize düşen tek şey karşımızdaki filmi izlemektir. Kitap okumaksa tamamen bizim iç dünyamıza kalmış bir şeydir. Karakterin tipi, evin şekli, yolların çiçeklerle ya da ağaçlarla dolu olması, kişilerin sesleri gibi birçok unsur bizimle canlanacaktır. Metin bizim hayalimizle ortaya çıkacak, yeni bir şekil alacaktır. Film izlemeyi fotoğraf çekmeye, kitap okumayı ise resim yapmaya benzetebiliriz. Fotoğraf çekerken yapmamız gereken tek şey denklanşöre basmaktır. Olanın üstüne bir şey katma şansımız yoktur. Yapabileceğimiz tek şey açıyı değiştirmek olacaktır. Resim yaparken ise fırça tamamen bizim elimizdedir. Biz nasıl istersek öyle olacaktır. Tablo bizim renklerimizle can bulacaktır. Kitap okumak bizi düşünmeye yönlendirir, beynimizi harekete geçirir, film izlemekse düşüncelerden uzaklaştırır, yalnızca bakmaya yönlendirir. Film okumak bakmak, kitap okumaksa görmektir. Ve bakmakla görmek aynı şey değildir.
- Çocukların sınav anında sahip olması gereken iki temel beceri: Stres ve zaman yönetimi
Öğrencilerin sınavla ilgili kaygılarına bakıldığında genelde stres veya zaman yönetimi kaynaklı olduğu görülmektedir. Öğrenciler sınavla ilgili ya karşılaşacağı soruları yapamayacağı için başarısız olacağını ya da sınav sorularını kendisine verilen süre içerisinde yetiştiremeyeceğini düşünürler. Bu da onların sınavla ilgili ihtiyaç duydukları iki temel becerinin ne olduğunun sinyallerini bizlere vermektedir: Stres ve zaman yönetimi. Stres yönetiminin doğrudan ve dolaylı olarak zaman yönetimiyle bir ilgisi bulunmaktadır. Sınav sorularını kendisine verilen süre içerisinde yetiştiremeyeceğini düşünen öğrenci stres temelli bir kaygı yaşar. Ancak hızlı okuma becerisine sahip olan bir öğrenci okuduğu bilgiyi bilişsel işlem süreçlerinde hızlıca işleyip ön bilgileriyle bağdaştırabildiği için sınav anında zaman açısından bir sıkıntı yaşayacağını düşünmez ve soruları çözerken kendini daha rahat hisseder. Bu noktada, sınav süresi boyunca zamanı başarılı bir şekilde yöneten öğrencilerin temel özelliklerinden biri hızlı okuma ve hızlı düşünme becerisine sahip olmalarıdır. Hızlı okuyan öğrenciler hızlı okurken aynı zamanda okuduğunu daha iyi anladığı için diğer öğrencilere kıyasla daha hızlı ve doğru kararlar alır. Bu şekilde zamanı kendi kontrolü altında tutarak zaman yönetimini daha iyi yapabildikleri için stres yönetiminde de daha başarılı oldukları görülmektedir.
- Çocuklarımızda dikkat eksikliği belirtileri nelerdir?
Dikkat eksikliği denilince bir çok ebeveyn hemen korkuya kapılmakta, panik yapmaktadır. Aslında bu konuda önce bilinçlenip sonrasında doğru adımlar atarak ve gerektiğinde de uzmanlardan destek alarak çocuklarımızdaki bu sorunu kolayca ortadan kaldırabileceğinizi biliyor muydunuz? Peki çocuklarımızda ki dikkat eksikliği belirtileri neler olabilir? -Üstlendiği bir işi (Ödev, Oyun) tamamlamakta zorluk yaşayıp yarım bırakıyorsa, -Öneri verdiğinizde bunları uygulamada sorun yaşıyorsa, -Uyarılarla dikkatini toplayıp tekrar başa dönüyorsa, -Okulda veya bulunduğu ortamda sahip çıkması gereken eşyalarını sürekli unutup kaybediyorsa, -Yaptığınız konuşmalarda sizi anlamakta zorluk çekiyorsa, -Tekrar tekrar aynı hataları yapıyorsa, -Sorumluk almaktan kaçıyorsa, -Her seferinde ayrıntıları kenara itiyorsa, -Odasını ve yatağını sürekli dağınık bırakıyorsa, -Zihinsel becerilerden çok sadece sportif faaliyetleri tercih ediyorsa, -Ödevlerini sürekli yapmayı unutup, sınıfta öğretmenini dinleyemiyorsa, -Algılama sıkıntısı yaşayıp, sürekli tekrar ihtiyacı duyuyorsa, ve sonunda da başarısızlık korkusuna kapılmışsa, Sizin de çocuğunuzda ufak bir dikkat eksikliği problemi olabilir.












