Search this site
Boş arama ile 105 sonuç bulundu
- HATALI OKUMANIN ÖNÜNE GEÇMEK
Ülkemizde pandeminin etkisiyle ilkokul çağındaki öğrencilerimizde hatalı okumalar mevcuttur. Hatalı okuyan öğrenci metni tam ve doğru anlayamadığı için sınavlarda da başarısı düşmektedir. Hatalı okumanın önüne geçmek için: Bol okuma yapmak. Sesli kitap okumak ve anlatmak. Hızlı okuma yapmaya değil tane tane doğru okuma yapmaya çalışmak. Dil kusurunun önüne geçmek için tekerleme çalışmaları yapmak. İç heceleme yapıp kelimeyi tek seferde doğru çıkarmak gibi yöntemleri deneyebiliriz.
- HIZLI OKUMA VE ANLAMA
Günlük hayatımızda günün büyük bir kısmını okuma ile geçirmemize rağmen okuduklarımızı ne kadar iyi anlıyoruz? Ya da şöyle soralım gerçekten hem hızlı okuyup hem de okuduğumuzu anlayabiliyor muyuz? İşte tüm sorun burada başlıyor. Okurken yapılan hatalar sebebi ile aslında hem okumamızı yavaşlatıyor hem de anlama oranımızı düşürmüş oluyoruz. Oysa ki doğru tekniklerle yapılan hızlı okuma, anlama oranını da artırıp daha işlevsel bir okur olmamızı sağlar. Bu tekniklerin kazanımı ise alınan doğru eğitim ve bol pratik yoluyla gerçekleşiyor. Okurken kelime kelime okuma alışkanlığının bırakılıp yerine kelime grupları halinde ya da tarayarak okuma yöntemlerinin kullanımı anlayarak hızlı okuma sürecine katkı sağlıyor. Bu yöntemler doğru bir şekilde uygulandığında, anlayarak hızlı okuma bize hem zaman kazandırıyor hem de okuduğumuzdan keyif almamızı sağlıyor.
- Okuma problemleri nedir?
Ülkemizde ilkokul birinci sınıftan itibaren okuma anlama eğitimi verilmektedir. Bir öğrencinin ‘’en geç’’ ilkokul bitimine kadar okuma problemlerini çözüp akıcı okumaya geçmiş olması gerekir. Öğrenci : · Hece hece okuyorsa, · Kelime sonlarında ekleme yapıyorsa, · Ekleri atıyorsa, · Noktalama işaretlerine uymuyorsa, · Kelime aralarında gereğinden fazla duruyorsa, · Düşünerek okuma yapıyorsa, · Nefes kontrolünü sağlayamıyorsa, · Anlamı kaçırıyorsa, · Vurgu ve tonlama yapamıyorsa, · Kendi okuduğunda problem çözemezken siz okuduğunuzda sorunsuz bir şekilde problemi çözebiliyorsa okuma ve anlama ile ilgili ciddi problemler var demektir. Okurken bunları yaşayan öğrenci okumaktan zevk almaz. Oysa : ‘’ Okumayı sevmek hayattaki can sıkıcı saatleri güzel saatlerle değiştirmektir.’’ Montesquieu
- Okuma kusurları nedir ve neler yapılabilir?
1. Göz kaslarının eğitilmemiş olması: Gözlerimizde 6 adet kas bulunmaktadır. Bu kasların göz egzersizleri ve kitap okumayla birlikte aktif olarak çalıştırılması gerekir. Hızlı okumanın temelinde de göz kaslarının eğitimi yani göze ritim kazandırmak vardır. 2. Yavaş ve kelimeleri tek kelime görerek okumak: Genel olarak hızlı okumayla ilgili en büyük ön yargımız hızlı okursam okuduğumu anlayamam düşüncesidir. Ancak yavaş ve tane tane okumak bizi daha çok yavaşlatır. Çünkü yapısı gereği gözümüz kelimeler üzerinde sıçramalar yaparak okur. Aktif görme alanımızı genişletip bu sıçramalar arasında ne kadar az duraksama yaparsak birim zamanda daha çok kelime görüp okumuş oluruz. 3. Okurken geriye dönüşler yapmak: Metni okurken anlamadığımız veya hatırlamadığımız yerler olduğunda geriye dönüşler yapmak okumamızı yavaşlatır. O yüzden metni tek seferde okuyup anlamamız gerekir. Bu amaçla uyguladığımız okuma teknikleri ise şunlardır: · Gruplama yöntemiyle metindeki kelimeleri ikişerli, üçerli kelime grupları halinde okuyarak hem zamandan tasarruf etmiş oluruz hem de beynimizin depolama alanında daha fazla alan açılacağı için okuduklarımızın akılda kalması kolaylaşır. · Tarama yöntemiyle metinde anlatılanları göz gezdirerek okuduğumuzda hem daha hızlı ve akıcı hem de metni ana hatlarıyla ve önemli noktalara dikkat ederek okumuş oluruz. · Silinerek blok okuma yöntemiyle hatırlamadığımız yerleri dönüp tekrar okumadan metni tek seferde okuyup anlamış oluruz. Göz kasları bu şekilde okumaya alışacağı için herhangi bir metni okurken kelimeler silinmese bile satırları geri dönmeden daha hızlı okumaya alışırız. 4. Kelime dağarcığının geniş olmaması: Bir metni okurken anlamını bilmediğimiz kelimelerle karşılaşmak okumanın önünde bizi yavaşlatan bir engeldir. Bu sebeple kelime dağarcığımız ne kadar gelişmiş olursa duraksamadan ve okuduğumuzu daha iyi anlayarak okumuş oluruz. Bu noktada ise bol bol kitap okumak ve anlamını bilmediğimiz kelimeleri araştırmak önemlidir. 5. İç seslendirme: Gözlerimiz okurken gördüğü kelimeleri beyne gönderir ve orada bir anlamlandırma süreci başlar. Sessiz okuma yaparken de bu durum geçerlidir. Bu yüzden satırları gözlerimizle takip ederken okuduğumuz kelimeleri veya cümleleri içimizden tekrar etmek hem okumamızı yavaşlatır hem de anlamlandırma sürecini sekteye uğratır.
- Küçük Yaş Gruplarına Uyguladığımız Okuma Anlama Eğitimi Neleri Kapsıyor?
Eğitim süreci online döneme denk gelen küçük yaş grubu öğrencilerimiz, temel eğitim düzeyindeki okuma anlama noktalarında ileri boyutta sıkıntılar yaşıyor. Akıcı ve hatasız okumanın önündeki en büyük engellerden biri olan göz kaslarındaki tembellik göz kasları egzersizleriyle giderilirken, bu egzersiz beynin dikkat/konsantrasyon merkezini de uyararak odaklanmayı ileri seviyelere taşımaya destek oluyor. Kelime egzersizleriyle öğrencide yetersiz olan kelime bilgisi artış gösterip, tanımadığı kelimelere aşinalık kazanması sağlanıyor. Böylece kelime dağarcığı gelişiyor. Egzersiz süresince hatalı, eksik olan okumalar not alınıp veliyle işbirliği içinde bir ödevlendirme sistemi kuruluyor. Yanlış okumanın sebebi tespit edilip, öğrenciye özel çalışma görevleri veriliyor. Metin egzersizlerinde yer alan birbirinden keyifli hikâyelerle genel kültürü gelişen öğrenci olay örgüsünü kurgulamaya ve yorumlama/muhakeme yeteneğini geliştirmeye başlıyor. Bireysel olarak gerçekleşen Okuma-Anlama eğitimimizin sonunda daha odaklı-dikkatli, anlayarak ve hatasız okumayı hedefleyen programımızla sağlam bir altyapıya kavuşan öğrenci başarma duygusuyla okuma sevgisi kazanmış oluyor.
- Okuma Hızını Düşüren Alışkanlıklardan Nasıl Kurtuluruz?
Okumayı yavaşlatan unsurların başında küçük yaşlarda oluşturulan “hızlı okursan anlayamazsın" inancının yerleştirilmiş olması gelmektedir. Oysa ki bu yanlış bir kanıdır. Okuma hızının düşük olması anlamada da bazı yetersizliklere yol açacaktır. Beynimiz dakikada bin kelime okuyup algılama kapasitesine sahip bir organdır. Okuma hızı ne kadar düşük olursa anlama oranı da aynı doğrultuda düşüşe geçecektir. Yine benzer biçimde okumayı frenleyen bir başka etken göz kaslarındaki tembelliklerdir. Gözlerimizde bulunan altı kas grubunun doğru egzersizlerle desteklenmesiyle bu sorun çözülecektir. Okuma esnasında kafa hareketinin ortadan kalkması dahi bu noktada gelişim kazanmaya destek olacaktır. Dikkati verememek, tekrarlar yapmak, başa dönüşler yapmak pasif bir biçimde olan okuyucuyu sıkacak böylece kitap okuma eylemini hayata geçirmekten alıkoyan bir süreç başlatacaktır. Dikkatli, hızlı, odaklı ve anlayarak okuma süreçleri birbirine bağlı, zincirleme süreçlerdir. Eğitimin bu konudaki başarısı yadsınamaz bir gerçektir.
- DİSİPLİNLİ DERS ÇALIŞMA
Etkili ders çalışmanın bir yolu var mıdır? Varsa bizler bunu nasıl gerçekleştirebiliriz? Öğrencilerin yapılan çalışmadan ve gösterilen performanstan verim alabilmesi disiplinli, planlı ve programlı olmasından geçmektedir. Bir disipline sahip olabilmek için ise öncelikle kişinin güçlü ve güçsüz yönlerini bilmesi, kendini tanımasından geçmektedir. Kendine özgü çalışma tekniklerini geliştirip, bu disiplini sağlayabileceğine inancının tam olması önemlidir. Öğrenciler disiplinli ders çalışmak için etraflarında dikkatlerini dağıtan ne varsa uzaklaştırmalı, istikrarlı olabilmeli ve fedakarlıkta bulunarak kendilerine kurallar koymalılardır. Planlama yapıldıktan sonra motivasyonun yüksek ve odaklı olmak esas önemli noktalardandır. Hayalinizde ulaşmak istediğiniz hedefi düşünmek hem moral olacak hem de disiplinli ders çalışma isteğiniz bu doğrultuda artacaktır. Tüm bunlar sağlandıktan sonra ise oluşturulan etkili ve disiplinli ders çalışma düzenini taçlandırmak ise tekrar etmekten geçer. Çalışılan konunun akılda tutulması için kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılması gerekir. Ancak bu durumda ezbere dayanan tekrar yöntemi işe yaramaz bundan kaçınarak anlayarak çalışmak önemli olandır.
- Kitap okumanın okul başarısına etkisi nedir?
Kitap okumanın sayısız yararı vardır. Şüphesiz bunlardan biride derslere olan katkılarıdır. Kitap okuyan çocukların anlama ve yorumlama kabiliyetleri gelişir. Okuma alışkanlığı olan çocuklar sınavda daha başarılı olurlar. Ama sınavla ilgili öğrencilerin en çok şikayet ettiği konulardan biri, zaman yetersizliğidir. Oysa onunla baş etmenin yolları var. Okuma alışkanlığında bunlardan biri. Araştırmalar gösteriyor ki, bu alışkanlık doğru ve hızlı anlamayı sağlaması bir yana, soru çözme hızını artırıyor. Hafızayı güçlendiriyor. Eğitimde başarıyı yüzde 35 artırdığını gösteren araştırmalar da bulunuyor. Okuma alışkanlığı, okuldaki başarıyı artırdığı gibi, sınavlarda hızlı ve doğru soru çözme konusunda da önemli etkiye sahip. Okuma alışkanlığı kişide çözümleme becerisini de doğal olarak artıran, çabuk ve doğru kararlar verdiren bir olgu. Bu alışkanlık öğrencinin sınavda soruyu çözme hızını ve beceresini geliştirir.
- Sınavlarda neden unuturuz?
Unutkanlık pek çoğumuzun yaşadığı bir sorun. Hiç düşündünüz mü? Bazı şeyleri hemen unuturken bazılarını neden ömür boyu hatırlarız? Sınavlarda en çok ihtiyacınız olan şey işlek bir hafızaya sahip olmaktır. Öğrendiğiniz bilgileri sınav sırasında hatırlamakta zorlanıyorsanız, şu önerileri dikkate almalısınız. - Hafızaya iyi gelen besinleri tüketin. Omega3(balık yağları) vb. - Zihnimizin en büyük düşmanı olan stresten uzak durun. - Öğrendiğiniz bilgileri düzenli bir şekilde tekrarlarla gözden geçirin - Klasik not tutma yerine Zihin Haritaları tekniği ile not tutun. - Yeni bir konu öğrendiğinizde 5N1K (Ne? Ne Zaman? Nasıl? Kim? Neden? Nerede?) sorularını kendinize sorun. Eğer bu sorulardan birisi cevapsız kalıyorsa konuya tekrar dönün. - Çalıştığınız bilgileri kitaptaki tanımlarıyla ezberlemeyi bırakın. Kendi cümleleriniz ile yeniden tanımlamaya çalışın. Bu sayede bilgiler akılda daha uzun süre kalacaktır. - Sınav için önemli olduğunu düşündüğünüz notlar için küçük küçük kartlar hazırlayın. Daha sonrasında kendiniz onlar üzerinden mini testler yapın. - Yeni öğrendiğiniz bilgileri eski bilgilerle ilişkilendirerek zihne yerleştirin. Bu yöntem bilgilerin daha uzun süre akılda kalmasını sağlayacaktır. - Renkli kalemler ile not alırsanız hafızanızın bu bilgiyi hatırlaması daha kolay olacaktır. - Bilgileri akılda tutmaya çalıştırırken bir kaostan ziyade belirli bir düzende oluşturmaya çalışın. Bilgileri öncelik -sonralık durumlarına göre sıralayın. - Hiçbir zaman negatif düşünmeyin, enerjinizi kimsenin düşürmesine izin vermeyin. Ben yapacağım, ben başarabilirim gibi cümleler kurun.
- HIZLI OKURKEN DOĞRU ANLAYABİLİR MİYİM?
"Tane tane oku, yavaş yavaş oku" Eğitim dönemlerimizde bu cümleleri hepimiz duyduk. Peki bu ne kadar doğru? Tane tane ya da yavaş yavaş okuyunca anlama oranımız düşüyor. Beynimizin algılama kapasitesi yüksek, yavaş yavaş okumak bu algılama kapasitesinin altında kaldığı için beyin dış etkenlere daha açık hale geliyor ve odaklanmamız bozuluyor. Hızlı okuduğumuzdaysa tüm algılar metinde kalıyor. Okunan metne odaklı olduğumuz ve algılama kapasitesiyle birlikte hareket edildiği için dikkatimizi dağıtan etkenleri bir nevi dışarıda bırakmış oluyoruz.
- Paragraf Sorularından Korkmayın!
Hemen hemen her öğrenci -Türkçe dersinde yoğun olmak üzere- uzun paragraflarla karşı karşıya kaldığında zorlanmakta ve vakit harcamakta. Dallanıp budaklandırılmış, bir sayfayı tek sorunun kaplayacağı şekilde hazırlanmış sorular öğrencilerde ''Ya sınavı yetiştiremezsem? Ya sınavı vaktinde bitiremezsem?'' kaygısını da maalesef ki beraberinde getiriyor. Herkes soru çözerken sınavın sonuna erişmiş olmanın verdiği psikolojik ferahlamayı da düşünecek olursak, hızlı okuma kursuyla şimdiden ''Paragraflardan korkmuyorum! Daha çok paragraf sorusu getirin!'' demek mümkün. Stres ve kaygının ise sınavların en azılı düşmanlarından biri olduğunu söylemek bizce abartılı olmayacaktır. Sınavı verememe korkusunu yenebilmeyi kişiye kazandıran ise okuma takviyeleriyle algı/okuma yeteneğimize ivme kazandırmaktır. Önümüze gelen paragrafları ve metinleri hızlı okuyup, aynı ölçüde de anlamalıyız. (Eğer hızlı okuduğumuz ölçüde anlayamıyorsak hızlı okumanın bir mânâsı olmayacaktır, bu da önümüzdeki metni defalarca okuyup zamanımızdan çaldırmamıza sebep olur.) Peki, bunun üstesinden nasıl geliriz? Gelin hep birlikte göz atalım. Kişinin paragraf sorularıyla, uzun metinlerle karşılaştığında korkuya kapılmaması, sürekli hale gelmiş okuma alışkanlığıyla, düzenli yapılan egzersizlerle giderilmekte. Kitabın herkesin, her daim hayatında olması gerektiği gerçeğiyle ne kadar erken yüzleşirsek o kadar mesafe kat etmiş oluyoruz. Hızlı okuma kurslarımızın mihenk taşı, öğrenciye kitap okuma alışkanlığının kazandırılması, kitap sevgisinin aşılanmasıdır. (Her kitabın okunmaya değer olmadığı gibi, öğrenciye hitap edecek ve sürükleyici gelecek kitapların okutulması samanlıkta iğne aramaya benzer çoğu zaman. Hızlı okuma kurslarımız aynı zamanda bu minvalde öğrenciye destek sağlar.) Yanı sıra, hızlı okumayı teşvik edecek biçimde dizayn edilmiş metinler ve egzersizlerle öğrenci mevcut hızını 2'ye katlar. Bu vesileyle paragraf soruları da uzun metinler de korkulu rüyalar olmaktan çıkar. Herkes soru çözerken sınavın sonuna erişmiş olmanın verdiği psikolojik ferahlamayı da düşünecek olursak, hızlı okuma kursuyla şimdiden ''Paragraflardan korkmuyorum! Daha çok paragraf sorusu getirin!'' demek mümkün. Özveri ve destek ile hızlı okuyabilir, okuduğumuzu kolaylıkla algılayabiliriz. Bir sınavdayken anlayamadığımız paragrafa tekrardan dönmek, bir kitap okurken anlayamadığımız cümlelere tekrardan dönmek hem hızımızı yavaşlatacak hem de okumaya karşı isteğimizi ve şevkimizi kıracaktır. Bunun önüne geçmek hızlı okuma ile kazandırılır. Birey zamanla, 200 sayfadan oluşan kitabı bir saatte bitirecek mertebeye ulaşır. Yalnızca doğru okuma ve anlama tekniği kullanıldığı takdirde başarı kaçınılmaz olacaktır. Hep birlikte hızlı okumaya, matematik sorularını dahi daha kolay anlamaya, sınav sürelerini kısaltmaya var mısınız?
- 10 ADIMDA PARAGRAF SORULARI NASIL ÇÖZÜLÜR?
Herkesin çözmekte büyük sıkıntılar çektiği paragraf soruları aslında okuduğunu anlama sorularıdır. Kitap okuma alışkanlığımızın olması bu soruların çözümünü daha da kolaylaştıracaktır. Sınav dönemi kitap okuma eylemi kesinlikle zaman kaybı olarak görülmemelidir. Çünkü okumak, yorumlama gücünü de geliştirdiğinden diğer derslerin sorularını çözme noktasında katkı sağlayacaktır. "Hayat her ne kadar zor görünse de, yapabileceğiniz ve başarabileceğiniz bir şey her zaman vardır." Stephen Hawking Çözümünde çokça teknik bulunan paragraf sorularının sadece 10 tane başlık altında toplayacağız: 1- İlk taktik soru kökünden başlamaktır. Bir işi yaparken hangi amaçla yaptığımızı biliyorsak onu yapmak bizim için daha da kolaylaşır. Bundan dolayı paragrafa başlamadan önce soruyu okumalıyız. 2- Tüm şıklar mutlaka okunmalıdır. Bazen ilk şıklar cevaba çok yakın gelebilir ama çeldirici niteliğinde konulmuş da olabilir. Bu nedenle tüm şıklar okunmadan hiçbir soru cevaplanmamalıdır. 3- Soruları kendinize göre değil sizden istenilen şekilde yorumlayın. Çünkü yazara göre yorumladığınız takdirde doğru cevaba ulaşmış olursunuz. 4- Uzun sorulardan asla korkmayın. Çoğu zaman soruların uzunluğu zorluk seviyesi ile ters orantılıdır. Bir paragraf ne kadar uzun olursa olsun diğer sorulara göre genelde daha kolaydır. 5- Eleme metodu da paragraflarda kullanılan en pratik yollardan birisidir. Yanlışlığından emin olunan şıkları eleyip üzerini çizmek, seçenekleri en aza indirmek çözümü daha da kolaylaştıracaktır. 6- Paragrafın son cümlelere dikkat edin. İstisna durumlar haricinde ana düşünce genelde son cümlelerde bulunur. 7- Cümle sıralaması istenen paragraf sorularında en önce ilk ve son cümleyi bulmanız soruyu daha kısa sürede çözmenizi sağlayacaktır. 8- Paragraf sorularında tüm paragrafın altını çizmeyin. Belirlediğiniz anahtar kelimelerin altını çizmeniz seçenekleri elemede daha fazla yardımcı olacaktır. 9- Soru köklerinde bulunan altı çizili “olmamalıdır, değildir, bulunmamaktır vb.” ifadelere dikkat edin. 10- Son ve en önemli taktik paragraf sorularını size verilen süre içinde çözmeniz. Pratiklik kazanmanız içi her gün düzenli olarak soru çözmeniz gerekmektedir. Her gün en az 30-40 soru paragraf sorusu çözmeniz size pratiklik sağlayacaktır.












