Search this site
Boş arama ile 105 sonuç bulundu
- Hızlı okuma eğitimlerinin dikkat ve odaklanma üzerine etkisi
Çoğu öğrencide görülen sorunlardan biri sınavlarda dikkat dağılması, odaklanamama ve bu yüzden soruları defalarca okuyarak vakit kaybetmedir. Halkın genelinde hakim olan “ Ne kadar yavaş okursak o kadar iyi odaklanır ve anlarız.” algısı aslında tamamen yanlıştır. Bunun tersine hızlı okuyan birey daha iyi odaklanır, okuduklarını daha hızlı ve iyi anlamlandırır. Hızlı okuma eğitimi dört temel dil becerimiz olan dinleme-konuşma-okuma-yazma alanlarına da katkı sağlar Eğitimlerimizde yaptığımız uygulamalar sayesinde odaklanma süresinde artış meydana gelmektedir bu da dikkatli okuma yapılması ve öğrencilerimizin metinlerdeki bilgileri kaçırmamasını yani “boş okuma” yapmamasını sağlar. Dikkat ve odaklanmadaki artış sayesinde öğrenci metni anlayabilmek için geri dönüşler yapmak zorunda kalmaz bu durum sadece okumayı geliştirmez, dört temel dil becerimiz olan dinleme-konuşma-okuma-yazma alanlarına da katkı sağlar. Hızlı okuma dikkat, odaklanma ve zaman yönetiminin bir arada kullanılmasıyla oluşan bir bütündür. Hızlı okuma eğitiminin alınmasıyla öncelikle birey göz kaslarını daha hızlı ve aktif çalıştırmaya başlar. Daha hızlı çalışan göz kasları sayesinde birey daha iyi odaklanır ve gördüğü kelimeyi direkt anlamlandırır. Hızlı okuma eğitiminin amacı gözün okuma hızıyla beynin algılama- anlamlandırma hızını birbirine eşitlemektir. Dikkat ve odaklanma bu noktada devreye girer. Birey odaklanmayı ve dikkatini vermeyi öğrendiğinde okuduğunu anlamlandırma süreci hızlanmış olur.
- Hafızamızı hızlandırma ve başarıya etkisi nedir?
HAFIZA; Yaşam boyu öğrendiğimiz bilgilerin, davranışların, anıların saklanması ve hatırlanmasıdır. Bu süreç yaşam boyu devam eder. Halk arasında ‘erken yaşta çocuklar daha çabuk öğrenir ve asla unutmaz’şeklindeki inanışın aksine çocukların 3 yaşından önce öğrendiklerini 10 yaşından sonra hatırlamadıkları ortaya çıktı. Kanada’nın Memorial Üniversitesi’nde çocukluk dönemi hafızalarıyla ilgili bilimsel çalışmada bebeklik döneminin neden hatırlanmadığı ve hangi yaşlara ilişkin anıların akılda tutulabildiği araştırıldı.Halk arasında ‘erken yaşta çocuklar daha çabuk öğrenir ve asla unutmaz’şeklindeki inanışın aksine çocukların 3 yaşından önce öğrendiklerini 10 yaşından sonra hatırlamadıkları ortaya çıktı. Araştırma sonucu insanların uzun yıllar saklayabildiği kalıcı hafızanın 10 yaşında tamamen şekillendiği belirtildi. 4 yaşından itibaren çocuklar aktif olarak hafızalarını kullanırlar bu dönemden sonra temelleri atılmış bir hafızayı güçlendirmek için bir takım görevler sosyal aktiviteler yerine getirilmelidir. Oyunlar neredeyse tüm yaş gruplarındaki çocukların en sevdiği aktivitelerdendir. Çocuğa eşleştirme tarzı, görselliğe yönelik oyunlar oynatılabilir.Çocuklarda hafıza ve zeka gelişimini hızlandırmanın belki de en kolay ve en verimli yoludur. Sinirbilimciler beynin işlem hızını arttırmanın anahtarının, beyin sinyallerinin daha yüksek hızda hareket etmesini sağlayan bağlantılar kurmak olduğunu savunuyor. BAŞROL OYUNCUSU ‘KİTAP’ RUHUN GIDASI ‘MÜZİK’ Kitaplar çocuklar için sonsuz ve büyülü bir dünyaya açılan kapı gibidir. Hayal güçlerini besleyebilen çocukların zeka ve hafıza gelişimleri de artacaktır. Öğrenmeye devam eden yetişkinliğe kadar beyin yeni bağlantılar kurmaya devam ediyor. Yeni bir bilgi öğrenmek yeni bağlantılar kurar. Bu bilgileri yönetmek, bağlantıların beyninizde daha hızlı dolaşmasını ve hücreleri güçlendirmesini sağlar.Yani öğrenirken gligal(beyin) hücreleri protein ve yağ kılıflarını oluşturarak elektrik sinyallerini hızlandırır. Bir diğer etkende müzik araştırmalar müzik aleti çalabilmenin beynin farklı bölgelerinde güçlü bağlantılar geliştirmenin başka bir yolu ve zeka puanını artırıcı etkisi olduğunu gösteriyor. Çocukların kelime hazinelerini geliştir, dil becerilerine katkı sağlayarak sosyal yaşama katılmalarını kolaylaştır.
- Disleksi ve Akıcı Okuma
Disleksili çocukların çoğunun ortak problemi akıcı okuyamıyor olmalarıdır. Öncelikle bu problemi yaşayan çocukların odak, kelime haznesi vb. konuların işlendiği özel eğitim desteği almaları gerekmektedir. Ebeveynler de evde çeşitli etkinliklerle öğrencinin akıcı okumasına katkıda bulunabilir. En kolay ve etkili yöntemlerden biri eşli okuma tekniğidir. Bu teknikte sırayla aynı paragraf ya da aynı sayfa sesli bir şekilde okunmalıdır. Okuma sırasında öğrencinin gözleri ile satırları takip etmesi gerekmektedir. İkinci olarak öğrencinin okuyabileceği büyük puntolu, resimli kitaplar seçilebilir. Bu kitaplar öğrencinin okuma alışkanlığını arttırması için tekrar tekrar okutulabilir. En önemli etkinliklerden biri de kelime analizi yapmaktır. Bu teknik öğrencinin okuma yaparken okuyamadığı, telaffuz edemediği kelimelerin seçilerek harflerinin kodlanması, sesli ve sessiz harflerin ayrılması ve ardından kelimeyi tekrar tekrar okuma etkinliğidir. Bu teknikler uygulandığı takdirde öğrencinin başlardaki kısık ve özgüvensiz ses tonu giderek yükselir ve kendinden emin bir şekilde okuma yapar.
- Okuduğumuzu Neden Anlamıyoruz?
Okuduğumuzu anlamamanın en önemli nedenlerinden birisi yapılan okuma hatalarıdır. Okuma hataları düzeltilmediği taktirde, okuyucu yanlış okumasından kaynaklı olarak okuduğuna farklı bir anlam verebilir. Bu farklı anlamlarda okuma eyleminin sonunda yanlış özetlemelere neden olabilir. Okuduğumuzu akılla tutma becerimizi kaybettirebilir. Bu nedenle kendimize parçadan bütüne doğru giden bir metot belirlemeliyiz. Bu metot nasıl olabilir? -Kelimeleri doğru telaffuz ettiğimizden emin olmalıyız. Telaffuzu doğru olan kelimeler okuma standardımızı arttıracak ve bizi kitaba karşı daha meraklı hale getirecektir. Kitap da ilginç gördüğümüz kelimeleri not edebilir ve günlük hayatımızda kullanmaya başlayabiliriz. Böylelikle o an bize yabancı görünen kelimeler hayatımızın bir parçası olacak ve bir daha karşılaştığımız zaman ön yargımızı kıracaktır. -Okuduğumuz kitabı görselleştirebiliriz. Sağ beyin, görsel zekamızla ilgilenirken, Sol beyin mantıksal kısımla ilgilenir. Okuduğumuzu görselleştirmeye başladığımız andan itibaren biz iki beynimizi de harekete geçirmiş oluruz. Bu da zekâ gelişimi açısından oldukça önemlidir. - Hızımızı arttırmalıyız. Öncelikle bunu doğru tekniklerle yapmamız gerekmektedir. Kendimize sürekli bir hedef belirlemeli ve bir sonraki gün bu hedefin üzerine çıkmalıyız. Hız artırırken en önemli etken gözlerimizdir. Görme alanımızın genişletildiği zaman birden fazla kelimeyi tek sefer de ve daha anlamlı bir şekilde görmeye başlarız. Bu sayede de okuma hızımız artar ve yavaş okumadan kaynaklı olarak unuttuğumuz kitaba hâkim olmaya başlarız. Hızlı okuma zamandan da tasarruf sağlar ve kelime dağarcığımızı genişleterek diksiyonumuzun gelişiminde de önemli rol oynamaktadır.
- Çocuklarımız İçin Kitap Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Çocuk kitapları, ne yazık ki ülkemizde kimi zaman dikkatsizce basılmakta, yeterlilik ölçüsü kimi zaman yayınevlerinin dikkatinden kaçmaktadır. Çocuklar okudukları kitaplardan, kitaplardaki karakterlerden ister istemez etkilenirler. Kimi zaman bu etki tahminlerimizin ötesinde bir etki olabilir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda çocuklarımız için kitap seçerken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar ortaya çıkmaktadır. Kitap seçimi yaparken bize kılavuzluk edecek bu beş soruyu göz önüne almalıyız; 1.Çocuğum için doğru mu? Çocuğunuza özellikle neyin çekici geleceğini en iyi siz bilirsiniz. Sadece bir şeyin ödülü olarak kitap seçmemeniz gerekir. Çocuğunuzun benzersiz kişiliğini göz önünde bulundurun. 2.İllüstrasyonlar iyi yapılmış mı? Canlı, net görüntüler 4-8 yaş arası çocuklar için zorunluluktur ve görüntüler hikayeye uygun olduklarında daha etkilidir. Sözsüz kitaplar da, dil gelişimi için harika bir kaynaktır ve çocuğunuzun illüstrasyonları; hikaye ilerledikçe yorumlamasını gerektirir. 3.Hikaye iyi yazılmış mı? Yaşa uygun dil ilk aranacak kriterdir. Dil yaratıcı, zengin ve zorlayıcı olmalıdır. Yeni ve zor kelimeleri öğrenerek, öykü bağlamından anlamlar çıkarabilirse harika olur. 4.Metin bilgilendirici ve canlı mı? Bir kitabı kapağına veya yazarına göre yargılamamalısınız. Bir yazar bir konuda bilgili olsa bile, çocuklara hitap edebilen açık ve ilgi çekici bir şekilde iletişim kuramayabilir. 5. Kitabın teması zamansız ve kalıcı mıdır? Çocuklar ve yetişkinler, zamanını kendileri tespit edebilecekleri temalardan hoşlanırlar. Bu hayal dünyasını geliştirir. Bu soruların yanında dikkat edebileceğimiz birkaç nokta daha bulunmaktadır. 5-8 yaş arasındaki çocuklar için seçilecek kitaplarda; onlar için bu yaşlarda yaşıtlarıyla ilişki kurmak önem kazanacağı için arkadaşlık ilişkileriyle ilgili hikâyeler seçebiliriz. Sadece iyiye değil, kötüye ve yanlışa da sıkça yer verilen hikâyeler oldukça öğretici olur, gerçek hayattan hikâyeler ve yeni bilgiler öğreten kitaplar ilgilerini çekebilir. 8-12 yaş arasındaki çocuklar için seçilecek kitaplarda; duygular bu dönemde daha yoğun yaşandığı için duyguları tanımlayan, örnekler veren kitaplar tercih edilebilir. Ayrıca sadece öğretici olmayan, çocuğun sorgulayabileceği, beyin fırtınası yapabileceği kitaplar tercih edilmelidir. Yaşıtlarıyla ilişkileri çok büyük bir öneme sahiptir bu dönemde. Arkadaşlık ilişkilerinin yer aldığı hikâyeler dikkatlerini çekebilir. Karakteri yavaş yavaş oturan çocuğun zevkine göre kitap seçimi yapmaya dikkat etmek gerekir. Ayrıca çocuklar; kitapçılarda vakit geçirmek, kendi zevklerine göre kitaplar seçmek, onlar hakkında sohbet etmek kendisiyle ilgilenildiğini hissettirdiği için kitapçı gezme aktivitesinden hoşlanırlar. Bu da kitap okuma konusunda size kolaylık sağlar. Kitapların resimleri kadar yazılanların içeriği de önemli. Bu nedenle kitapları güvenilir bir yayınevinden almak, içeriğine mutlaka bir göz gezdirmek gerekiyor. Araştırmalar çocukların, içinde imla hataları olan, içeriği ilgi çekici olmayan kitapları yarım bıraktığına işaret ediyor. Çocuklar için üretilmiş sayısız kitap var ve maalesef her birinin içeriği kusursuz değil. Aldığınız kitabın içeriklerine ve çizimlerine öncelikle siz bakmalı ve içiniz rahat ettikten sonra çocuğunuza vermelisiniz. Bunun yanında çocuğunuzun iki veya üç favori kitabını göz önüne alın. Bu standarda göre, diğer kitapları karşılaştırın. En sevdiği kitaplardan biraz daha kolay veya biraz daha zor olan birkaç tane seçmekten çekinmeyin. Bu noktalara dikkat ederek çocuğunuz için uygun kitaplar seçebilirsiniz.
- Sınav Başarısı İçin Hızlı Okuma Eğitimi
Ülkemizde uygulanan sınav sisteminin getirmiş olduğu zorunluluklardan biri de zamanı nasıl doğru kullanacağımızı bilmektir. Rakiplerimizle yarışırken aynı zamanda kendimizle de yarışıyoruz. Sınavda asıl istenen unsur belirli bir zaman içerisinde bizden istenilen bilgileri verebilmemizdir. Bilgilerimiz her ne kadar tamamlanmış olursa olsun bize verilen zaman içerisinde yaşadığımız panik, heyecan ve yetiştirememe kaygısından dolayı yanlış yapma oranımız artmaktadır. Zamanımızı nasıl iyi kullacağımızı bilirsek sınavda yaşadığımız bu kaygıları da daha az bir orana indirmiş oluruz. Anlayarak hızlı okuyabilmek sınavlarda kendimize olan güvenimizi arttırır. Ayrıca sınavı bitirdikten sonra geriye dönerek soruları kontrol etme fırsatımız doğacağı için hata oranımız azalır. Bu eğitimi güvenilir kurumlardan ve uzman öğretmenlerden almak önemlidir. Uzman Akademi size bu olanağı sağlarken kitap okumanın hayatımızdaki rolüne verdiği önemle çocuklarımıza kitapların renkli dünyasını ve atmosferini sevdirir. Siz de Uzman Akademi kadrosuyla doğru yerde, istediğiniz zamanda en kaliteli eğitimi alabilirsiniz.
- Kim Hızlı Okumak İstemez ki?
Bilgilerimizin büyük bir kısmını okuyarak öğreniyoruz. Ne kadar çok kitap okursak o kadar gelişiyoruz. O halde neden hızlı okuma ve anlama potansiyelimizi ortaya çıkarmak için bir şey yapmıyoruz? İç ve dış uyaranlardan etkilenmeden, dikkat ile bir işe yoğunlaşabilme; iş üzerinde dikkati sürdürebilme becerisi olan konsantrasyon yeteneğinizi geliştirerek odaklanma problemini de önleyen bir eğitim içeriğiyle sizlere çok işlevsel bir eğitim modeli sunuyoruz. Gözlerimiz ve beynimiz koordineli bir biçimde çalıştığı zaman maksimum seviyede bir hızla okumamız, okuduklarımızı anlamamız ve yorumlamamız mucize değil. Bunun için gerekli teknikleri öğrenmek, biraz zaman ayırıp fazlasıyla zaman kazanmak sizlerin elinde. Öğrencilerin okul hayatında başarıya ulaşması, yetişkinlerin iş dünyasındaki başarısına başarı katması için kitap okumak kaçınılmaz bir gerekliliktir. Nail Gaiman'ın da söylediği gibi her kitap avuçlarınızın içindeki bir hayaldir. Hangi yaşta olursanız olun geç kalmış olmadığınızı, eğitimlerimizin her yaş grubundan öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik verildiğinin altını çizmek gerekiyor... Dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunlarına da çözüm sunan eğitimin sonunda siz bile kendinize inanamayacaksınız. Amacımız okuyan, araştıran, kendini ifade edebilen, başarılara imza atan bireyler yetiştirmek ve herkese sürdürülebilir bir okuma alışkanlığı kazandırmaktır.
- Küçük Yaş Gruplarına Kitap Okuma Nasıl Aşılanır?
Kitap sevgisi aşılamak, bu alışkanlığı kazandırmak zaman zaman ailelerin kaygılanmasına sebep olan konulardan biridir. Her aile çocuğu okusun, bundan keyif alsın ve aynı zamanda gelişimi desteklensin ister fakat bunu nasıl sağlayacağını bilemeyebilir. Öncelikle çocuğa kitap okunması anne, baba arasındaki ilişkinin de güçlenmesini de sağlar. Birlikte zaman geçirmek çocuğu mutlu edecek aile içi bağları da güçlendirecektir. Okunan kitaplar, hikayeler sayesinde çocuk insanları, doğayı, hayvanları, okulu vb. birçok olguya karşı sevgi kazanır. Hikayeler sosyal ilişkileri daha rahat bir biçimde anlamlandırmasına yardımcı olur. Sosyal uyumu kolaylaşır. Kendi hayatının dışındaki hayatları tanıma fırsatı, farklı kültürleri tanıma ve anlama fırsatı bulur. Okul çağına gelindiğinde çocuklar öğrenmeye her yaşta olduğu gibi bu yaşlarda da oldukça açıktırlar.
- Hızlı okuma hangi yöntemlerle öğrenilir?
Hızlı okumanın öğrenilmesinde uygulanmakta olan çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Kişinin kendi isteğine bağlı olarak katılabileceği kurslar ile hızlı okumanın kolaylıkla öğrenildiğini söyleyebiliriz. Kişinin uygulayacağı hızlı okuma egzersizleri ne kadar fazla olursa o kadar hızlı bir şekilde de öğreneceğini söylemek mümkündür. Üstelik gelişen teknoloji ile birlikte online yöntemleri kullanarak da hızlı okuma tekniklerini öğrenmek ve geliştirmek mümkün olabilmektedir. Bazı hızlı okuma teknikleri ise şunlardır: *Kitap okurken kendi kendinize konuşmayın Neredeyse her okuyucu iç sesi ile konuşur ya da sanki gerçekten konuşuyormuş, ağzından çıkıyormuş gibi dudaklarını oynatır. Bu durum okuyucuya kavramları hatırlaması konusunda yardımcı olabilir ama aynı zamanda hızlı okumaya engeldir. Bu alışkanlığı en aza indirmek için okurken sakız çiğneyin veya mırıldanın. Böylece iç ses için kullandığınız kasları meşgul edersiniz. *Okuduğunuz kelimelerin üzerini kapatın Okuduğunuz sırada gözleriniz az önceki okuduğunuz kelimelere doğru kayar. Bu alışkanlığı azaltmak için bir kağıt veya dizin kartı kullanın okuduktan hemen sonra kelimelerin üstünü kapatın. Böylelikle geriye dönüşler yapıp hızınızı azaltan engeli ortadan kaldırmış olursunuz.
- Ebeveynlerin Çocuklarına Kitap Okuması ve Beyin Gelişimine Olumlu Etkileri
Ebeveynleri tarafından kitap okunan çocuklar davranışsal özellikler ve akademik performans açısından diğer çocuklara göre farklılık gösteriyor. Yapılan çalışmaların sonuçları, çocuklar arasında beyin fonksiyonları ve beyin gelişimleri açısından da farklar olduğunu gösteriyor. Çocuklar hikâye dinlerken sol beyinlerinin birçok bölümünün aktif olarak çalıştığı gözlemleniyor. Bu bölgeler kelimelerin ve konseptlerin anlamlarını anlama ve hafıza ile ilgili işlevleri yerine getiren bölümler olarak anılıyor. Şimdiye kadar yapılan diğer çalışmalarda araştırmacılar, beynin bu bölümlerinin, yaşça büyük olan çocuklarda da hikâye dinlemeleri veya okumaları esnasında aktif olduğunu kanıtlar niteliktedir. Aynı zamanda araştırmacılarından biri olan beynin anlama ve hafıza bölümlerinin gelişimleri çok erken yaşlarda başlıyor." diyor. Beynin bu bölümlerinin etkinliğinin; ebeveynlerden toplanan verilere göre, evlerinde ebeveynleri tarafından çocuklarına daha fazla yazı yazma ve kitap okuma ortamı sunulan çocuklarda daha yüksek olmasıydı.Araştırmacılara göre ailelere, “Çocuklarınıza ne kadar fazla kitap okursanız, çocuğun beyninde ilerideki okuma becerilerine katkıda bulunacak bölümlerdeki sinir hücrelerinin büyümelerine ve aralarındaki bağların artmasına o kadar çok yardımcı olursunuz.” düşüncesine varılıyor.
- Hayat Yarışmasını Kazanmak: Disiplin
İnsan hayatının olmazsa olmazı disiplindir. Peki ya disiplin tam olarak nedir? Latince terbiye etmek anlamında kullanılan discipulus sözcüğünden dilimize kaynaşmış olan disiplin sözcüğü; sıkı düzen, irade anlamlarına vb. gelmektedir. Disiplinli olmak ise birey, yaşantısı boyunca kendini gerçekleştirerek, öz irade sahibi olmasıyla elde edeceği bir gelişmedir. Özellikle günümüz şartlarında, gerek okul hayatının gerek ise iş hayatının zorlu koşullarında getirdiği başarı da yadsınamaz bir gerçektir. Aynı zamanda her şeyin belirli bir düzen içerisinde planlı bir şekilde gerçekleşmesi bireye mental bir rahatlama da sağlamaktadır. Çünkü insanoğlu varoluşundan itibaren her zaman belirsizlikten hoşnut olmayan bir yapıya sahiptir. Disiplinli olmak da bizlere olası bir olumsuzluk halinde önceden hazırlıklı olmayı ve öngörüde bulunmayı kazandıran en önemli etmenlerden yalnızca biridir. Bunun yanında disiplin bizlere kişilik olarak da daha güçlü olmayı ve profesyonelliği kazandırır. Disiplinli olmanın en güzel örnekleri hiç şüphesiz sporculardır. Örneğin bir yarış sporcusunu düşünelim: hayatının her anını dakikasına kadar planlayarak yaşar. Günde kaç saat uyuyacağı, sabah kaçta uyanacağı, antrenman zamanları, öğün saatleri ve içerikleri, kendine ayıracağı zaman dilimlerine kadar her şeyini planlı bir şekilde gerçekleştirir. Bu düzen sayesinde iradesini güçlendirerek kendine olan inancını büyütür. Hal böyle olunca azimle ve disiplinle istediği sonuca ulaşması da kaçınılmazdır. Hayatlarımızın her alanda kendimize yetecek kadar kazanmamız gereken bir yarışma olduğunu varsayarsak, disiplinin bu yarışmalarını kazanmamızı sağlayacak önemli bir mihenk taşı olduğunu kabul etmeliyiz. Ve kabullenişten sonra , ilk önce kendimize inanmalı, sonra da başarabileceğimize inanarak kendimize sıkı bir düzen oluşturmalıyız. Bu sıkı düzeni alışkanlık haline getirerek tüm hayatımıza yaymalıyız. Çünkü hayat uzun bir yarışmadır. Ve yarışmaları da yalnızca en iyiler kazanır…
- Kitap Okumanın Dil Gelişimine Etkisi
Kitaplar, çocukların hayal gücünü zenginleştirir, kelime hazinesini geliştirir. Çocuklar, öğrendikleri kelimeleri kullanarak cümleler kurar ve bu şekilde duygularını ve düşüncelerini en iyi biçimde ifade ederler. Kitap okuyarak kelime dağarcıklarını geliştirirler. Bir kitapta yer alan kahramanları tanır ve anlatılan hikayeyi hayal güçlerini de kullanarak anlamaya ve konuşarak anlatmaya çalışırlar. Çocuklara kitap okumak, anne ve baba arasındaki ilişkiyi de güçlendirir, çocuklara okuma sevgisini aşılar. Kitaplar, çocukların sosyal becerilerini geliştirir, hayata bakış açılarını olumlu yönde etkiler. Çocuklar kitap sayesinde kendi istek ve ihtiyaçlarını da rahatça ifade etme yeteneği kazanırlar. Okul öncesi dönemde ebeveynlerle birlikte okunan resimli kitapların ebeveyn ve çocuklara konuyla ilgili tartışma fırsatı tanıdığı ve böylece çocuğun dil gelişimini geliştirdiği dile getirilmektedir. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, erken çocukluk döneminde çocukları kitapla tanıştırma etkinliklerinin aile tarafından üzerinde durulması çocuğun dil gelişimi, duygusal gelişimi ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.












